09 Ocak 2014

Yılbaşında aramayan eski sevgiliyi Allah düşmanıma vermesin! Amin.

   Yeni yıl yeni yıl olalı böyle hüzün görmedi. Toplamıştın sevdiceklerini eve. Çeşidi güzel yiyeceklerle sofranı donatmıştın. Yemekler, içkiler, müzikler, oyunlar, her şey şahaneydi. Yenilip içiliyor, eğleniliyordu. Derken geri sayım başladı. 4..3..2..1.. Sıfııııırrr... Evde bir hengame. Çığlıklar, sevinç naraları, öpüşmeler, koklaşmalar, kutlaşmalar, yeni yıla gülerek eğlenerek girme çabaları falan filan. Sende surat bi karış, çaktırmadığını zannederek ''ahahhayy mutlu yıllar şekeriiimm, en kötü günümüz bööle olsuuğğnn'' samimiyetsizliğindesin. Lan zaten en kötü günün böyle işte tam şu anda. Derken aklına gelen düşünce seni rahatlığa sevk eder. Yeni yıl ya hani! Telefon trafiği fazla olduğundan ulaşamıyor, yada çektiği mesaj sana koşa koşa gelmekte zorlanıyordur. Evet kesin böyledir. Bu gibi özel günlerde böyle şeyler olağandır. Operatörün bok yemesidir... Sakinleşerek ortama ayak uydurmaya çabaladın. ''Canım biraz daha şarap?'' Saatler geçti. Lakin senin gözün sürekli telefona kaydığı için tombalada çinko yaptığını bile farkına varamadın. Tombala zaten yapamazdın bu vaziyette, geçiyorum onu. Arada can dostların aradı, telefonunu meşgul etmesinler diye açmadın, meşgule attın. Mesaj attılar cevap vermedin, uğraşamazdın şimdi. Neredeyse sabah olmak üzereydi. İsviçre'de ki babanın halasının oğlunun gelininden bile mesaj geldi. Ama bu operatör sizi tekrar bir araya getirmemeye kararlıydı. Zira ne aradı, ne de mesaj attı. Öyle dallı güllü resimlere, süslü cümlelere de gerek yoktu halbukisi. Bi kuru 'mutlu yıllar' yeterde artardı. Sen gerisini hallederdin. Peki n'olmuştu da sesi çıkmamıştı bu pezevengin?
Her ayrılıktan sonra mutlaka bi bahane bulup sana ulaşırdı. Hatta hiç unutmazsın, bi keresinde; 23 nisanda bayramını kutlayıp aklınca espri yapmış, sonuna da ehehehephhssffhjjl şeklinde ergen gülüşünü yapıştırıp yollamıştı. Ve her nasıl olduysa sen bu saçmalığın üzerine olayın barışmayla sonlanmasına müsaade etmiştin. Acaba sen salak mıydın? Şimdi şimdi düşünür olmuştun ne denli bir salakla birlikte olduğunu. Ama olur öle, şey yapma sen. Hiç unutmam benim de bi keresinde, ayrılığın üzerinden 3 yıl falan geçmiş böyle, yağmur yağıyor gök gürlüyor çok fena. Saatte gecenin üçü olmuş. Bak 03:00 diyorum! Arıyor paşam, açıyorum uyku sersemi. Bunca yıl sonra hemde bu saatte aradığına göre ölüyor zaar diye panikle ''e..ee..efendim?'' diyorum. Paşam izah ediyor hemen. Efendim gök gürlüyormuş çok fena. E ben de gök gürültüsünden korkarmışım da. ''Korkma diye aradımdı'' diyor, canım naslı tatlı yeaa! ''Ya bi s.git'' deyip kapadımdı da, sonra çok pişman oldumdu o kadar kısa kestiğime. Çünkü ertesi gün salim kafayla düşününce daha bi arsabım bozuldu. Ulan gerizekalıııııı... diye zııp zıp zıpladım, dönendim durdum evin içinde tazmanya canavarı gibi. Şimdi en sevdiğin uykunun içine edilmiş ona mı yanarsın? O kadar zaman beklemişsin bi bahane bulup arasın diye aramamış. Rüyamda gördüm merak ettime bile razıyken sen, Allah rızası için bir mesaj bile gelmemiş hayvan heriften. Tutmuş, sen tam tamamen unutmayı başarmış, izleri bir bir yok etmiş, yola revan olmuşken aramış, ona mı delirirsin? Hayır birde gerçekten gök gürültüsünden korktuğunu hatırlamış olmasına mı  heder olursun? Neye üzüleceğimi bilemedimdi. Başka bir tanesi de gene hiç unutmam, (bende bunları hiç unutamıyorum lanet olmasın) ayrılığın üstünden birkaç ay geçmiş böyle. Kandil günü gelip çattı diye fırsat biliyor şuursuz. Kandil mesajı atıyor bana. Birde uzun ki sorma. Bana, anneme, yedi sülaleme, tüm sevdiceklerime öyle hayırlı kandiller diliyor ki, duası kabul olsa o an gökten altın falan yağar kafama. Yalnız çok pis ayrılmışız. Ayrılana kadar kanırtmışız iyice, saygıdan sevgiden insanlıktan falan eser kalmamış. İlişkinin boku çıkmış. Ben adama anında çemkirme mesajı atıyorum tabi. ''Ulan sen ne yüzle bana mesaj atıyorsun?'' diye. Cevap gecikmiyor elbette; ''ben sana bayıldığımdan değil, Allah rızası için attım o mesajı bi kere!'' Hay Allah'ın dangalağı! Be hey gafil hödük! Sorsam ne kandili olduğunu bile bilemeyeceksin, bana rızadan bahsediyorsun. Çöl ortalarında susuz kalasın inşallah Allah rızası için emii..? Neyse beni geçiyorum. Sen böyle ''salak mıyım ki ben?'' diye düşüne düşüne sabahı ettin. Herkesler bi köşede sızıp kaldı. Sana alkol malkol tesir edemedi. Zira şu an acil bir durum olsa hastanelik falan olsan, damarını bile bulamazlar Allah korusun. Kesseler kanın akmaz, o vaziyettesin. Her neyse, bulaşık makinasını doldurdun. Oturdun mutfakta bi sigara yaktın. Gün ağardı ama hala umudun var. Ancak mutfakta telefon iyi çekmiyor, bunu da hatırladığın iyi oldu. Adam arasa ulaşamaz mazallah. Kalktın odana geçtin. Ve daha fazla dayanamayıp mesaj attın. Birde ezikledin ya kendini senin Allah tependen baksın! ''Sen beni hatırlamadın ama ben seni unutmadım bu gece. Her şeye rağmen seni seviyorum. Mutlu yıllar...'' Eveettt... Geri dönüşü olmayan yola girdin artık. Gergin bekleyiş başladı. Bu seferde ne cevap verecek korkusu sardı tüm benliğini. Beklerken uykuya daldın. Akşam üstü uyandın. Kafan davul gibi. Hemen telefonuna sarıldın. 1 yeni mesaj gelmişti! Ellerin titredi, nefesin kesildi, telaşla mesajı açtın. Gelen mesaj takdire şayandı; ''kimsin?''  O an hissettiklerini anlatmak için henüz yeterli harf yok alfabemizde. Ama atalarımız buna benzer duyguları çok güzel betimlemişler. Başından aşağı kaynar su dökülmesi mesela. Tam anlatamaz duyguyu ama, efekti verir en azından. Şimdi mesaj attığına mı yanarsın, adamın seni takmadığına hatta rehberden sildiğine mi? Yoksa ''kim olduğumu biliyor ama beni mahvetmek için yapıyor'' diye paranoyak belirtiler mi verirsin, var gerisini sen düşün. Sana o kadar akıl verildi dinlemedin. Öperken kokusunu içine çekmicektin bak bunlar söylendi sana! Sen n'aptın? Neyse buda geçer. Ama seneye nasıl başlarsan öyle devam eder dedikleri doğruysa eğer, bu yıl böyle geçmez ben sana diyim. Bu sene bari ayağını denk al. Hareketlerine dikkat et. Seni aramayanı sen de arama, peşine düşme. Pişman olursun bak. Ne demiş Seda Sayan? ''Yar dediğin arar, yaraların sarar!'' Her daim hatırla bunu tammam? Hadi şimdi kalk git, elini yüzünü yıka. Ağlama daha fazla karşımda. Hadii..!